Almanyada ekonomi


Almanya Avrupa'nın en büyük ulusal ekonomisi, dünyada üçüncü en büyük gayri safi yurt içi hasılaya sahip ülke, satın alma gücü paritesine göre beşinci ülke konumundadır;[110] 2007 yılındaki reel büyüme oranı %2,4'tür. Sanayileşmesinden beri ülke; küresel ekonomide bir lokomotif, yenilikçi ve öncü olarak rol almıştır. "Made in Germany" etiketli ihraç malları ülkenin zenginliğindeki ana unsurdur. Almanya 2017 yılındaki $1.401 trilyon dolarlık ihracatıyla dünyanın en fazla ihracat yapan ülkesi olmuştur. Ülke; Euro Bölgesi ülkelerine dahildir ve 165 milyar euro ticaret fazlasına sahip olmuştur.[111] Toplam gelirinin %70'ini hizmet sektörü, %29.1'ini endüstri alanları ve %0,9'unu da tarım sektörü oluşturmaktadır. Üretilen ürünlerin büyük çoğunluğunu otomobil, makine, metal sanayi ve kimyasal madde kollarındaki mühendislik ürünleri oluşturmaktadır. Almanya dünyadaki rüzgâr türbinleri ve güneş enerjisi teknolojisi alanında bir numaralı üreticidir. Her yıl Hannover, Frankfurt ve Berlin gibi birçok Alman şehrinde büyük uluslararası ticaret fuarları ve kongreler düzenlenmektedir.[112]


Almanyada üretilen arabalar


Frankfurt önemli bir finans merkezidir ve Avrupa Merkez Bankası'na ev sahipliği yapar.

Dünyanın gelirlerine göre sıralanmış en büyük 500 şirketini gösteren Fortune Global 500 sıralamasında Almanya'dan 37 şirket bulunmaktadır. Bunların en büyük on tanesi Daimler AG, Volkswagen AG, Allianz SE (en fazla kar yapan şirket), Siemens, Deutsche Bank (2. en fazla kar yapan), E.ON, Deutsche Post, Deutsche Telekom, Metro ve BASF'tır.[113] En fazla çalışana sahip şirketler ise Deutsche Post, Robert Bosch GmbH ve Edeka'dır.[114]


Dünya çapında bilinen markaları: Mercedes-Benz, SAP, BMW, Adidas, Audi, Porsche, Volkswagen, ThyssenKrupp, Opel, Lufthansa, Aldi, Lidl ve Nivea'dır.[115]


Almanya; kapalı Avrupa ekonomisi ve politik birleşmenin savunucusudur. Ticari kararlarında ise Avrupa Birliği üyelerinin ve AB tek pazar yasalarının kararları doğrultusunda hareket etmektedir. Almanya, Avrupa'nın genel para birimi olan Euro'yu kullanmaktadır ve Almanya'nın para politikası ile ilgili kararları, diğer Euro Bölgesinde olan ülkeler gibi Frankfurt'taki Avrupa Merkez Bankası tarafından verilmektedir. 1990 yılındaki yeniden birleşmeden sonra, yaşam standardı ve yıllık gelirler eski Batı Almanya eyaletlerinde yüksekti ve bütün Almanya'da bu standartların korunması sağlanmaya çalışıldı.[116] Eski Doğu Almanya ekonomisinin modernizasyonu ve batı eyaletlerin standartlarına entegre olması 2019 yılına kadar uzun dönemli olacak şekilde programlanmıştır ve yıllık batıdan doğuya doğru yaklaşık 80 milyar dolar transfer olmaktadır. 2005'ten beri işsizlik oranı düşüşe geçmiştir ve 2008 Haziran ayında son 15 yılın en düşük seviyesine gerileyerek %7,5'e ulaşmıştır.[117] Yüzde oranlar Batı Almanya'dan Doğuya doğru %6,2 ile %12,7 arasında değişmektedir. Şu anki hükûmet sınırlayıcı bir mali politika izleyip kamu sektöründeki işlerde kesintiye gitmişken, Şansölye Angela Merkel hükûmeti işçi pazarı ve refah düzeyi adına bir dizi reform gerçekleştirmiştir.


Banknotlar

2004 yılının ilk altı ayında Almanya'da en çok sahtesi yapılan banknot 50 euro (%43,6), ardından 20 euro (%28,2) ve 100 euro (%21,3) banknotları idi. 500 euro banknotların sahteleri ise çok nadir görülüyordu. 2004 yılında Avrupa bölgesinde toplamda yaklaşık 594.000 sahte para ortaya çıkarıldı. 2005 yılında bu sayı 579.000 ve 2006 yılında da 565.000'e geriledi. Almanya'da kayıt altına alınan sahtecilik sayısı da son yıllarda (2004) 80.583'ten 40.204 (2007)'e geriledi. Euro'nun piyasaya çıkarılma aşamasında çoğu kez sahte 300 ve 1000 euro (bu banknotların gerçekleri yoktu) banknotların da piyasaya çıkarılması girişiminde bulunuldu ve bazı durumlarda bu girişim başarıyla sonuçlandı. 2006 yılında 20 euro banknotlar %36'lık oranla en fazla sahtesi yapılan banknottu.


2003 yılında İsviçre banknotlarından 4 Milyon İsviçre frangı değerindeki 8.277 adedinin sahte olduğu saptandı. Nominal değere göre (Tedavüldeki toplam banknot 34 Milyar frank) hesaplandığında sahte para payı %0,022'dir. 4 Milyon sahte frank'tan 2,3 Milyon frank Faksimile-Banknot denen sahte banknotlardır. Bu banknotlar organize kara para aklamada, para teslimatı yapılırken İsviçre banknotlarını tanımayan alıcıları dolandırmada kullanılır. Faksimile-Banknotlar genellikle gerçek banknotların arasına yerleştirilmiş demetler halinde elden çıkarılır.


İsviçre'deki euro sahteciliği en çok sorun yaşanan konulardan biridir. 2004 yılında 2 Milyon euro değerinde sahte euro banknot ve sikkelere el koyuldu. Bunun yanında 1 Milyon dolar değerinde dolar sahteciliği de yapılmıştır.


Değer bakımından 100 frank banknotlar 2003 yılında %53'lük kullanım oranıyla en geçerli birimdi. Bu birimi %16'lık oranla 50 frank banknotlar ve %14'lük oranla 20 frank banknotlar takip etmektedir. En az sahtesi üretilen banknotlar %2,9 oranıyla 1000 frank banknotlardır. Ayrıca resmi olarak piyasada bulunmayan 2000 frank banknotlar da saptanmıştır.


Bazı sahtecilikler öyle belirgindir ki Federal Banka'nın deneyimli görevlileri ve Polise bağlı Sahte Para birimlerindeki görevliler ve para sayma makineleri bu paraları tanıyabilirler.


Altyapı

Ana maddeler: Almanya'da ulaşım ve Almanya'da enerji


Hamburg Limanı Avrupa'nın ikinci büyük limanıdır.

Avrupa'da merkezi bir konumda bulunması, Almanya'yı önemli bir ulaşım bağlantı noktası haline getirmiştir. Bu durum ülkenin yoğun ve modern ulaşım ağı sayesinde gerçekleşmiştir. Bu ağın en meşhurları, dünyada toplam uzunlukta üçüncü en büyük olan geniş motorlu araç yolu (Otoyol)'dur. Otoyollarda bazı güzergâhlar arasında hız sınırlamasının olmaması da önemli bir özelliktir.[118]


Almanya çok merkezli bir yüksek hızlı demiryolu ağı kurmuştur. InterCityExpress diğer adıyla ICE genelde komşu ülkelerdeki büyük şehirlere ve mesafelere ulaşım sağlamaktadır. Trenlerin hızları 160 km/sa ile 300 km/sa arasında değişmektedir ve en üst ileri hizmeti Deutsche Bahn vermektedir. Ulaşımlar 30 dakikalık, saatlik veya iki saatte birlik periyotlar şeklinde gerçekleşmektedir.[119]



Almanya'daki bir yüksek hızlı tren

Almanya dünyanın beşinci büyük enerji tüketicisi konumundadır ve 2002 yılında birincil enerji ihtiyacının üçte ikisi ithalâtla karşılanmıştır. Aynı yıl Almanya, Avrupa'nın en büyük elektrik tüketicisi olmuştur: toplam olarak elektrik tüketimi 512.9 terawatt-saat olarak gerçekleşmiştir.[120] Hükûmet politikası; güneş, rüzgâr enerjisi, biyodizel, hidroelektrik ve jeotermal enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesini vurgulamaktadır.[121] Enerji tasarrufu ölçümünün sonuçlarına göre, enerji verimliliği 1970'lerin başlarından beri gelişmektedir. Hükûmet, 2050 yılında ülkenin enerji ihtiyacının yarısını yenilenebilir kaynaklardan karşılama adına bir hedef koymuştur.[122]


2000 yılında hükûmet ve Almanya nükleer güç endüstrisi; 2021'e kadar nükleer santralleri kademeli olarak azaltma konusunda anlaşmıştırlar.[123] Fakat yenilenebilir enerji, enerji tüketiminde oldukça düşük paya sahiptir. 2006 yılı enerji tüketiminin kaynaklara göre dağılımı şu şekilde gerçekleşmiştir: akaryakıt (%35,7); kömür (%23,9); doğalgaz (%22,8); nükleer enerji (%12,6); su ve rüzgâr gücü (%1,3); diğerleri (%3,7).